Sosyal medyada geniş yankı uyandıran ve doğruluğu merak konusu olan Şanlıurfa'daki kaçak elektrik kullanımına dair çarpıcı iddia, enerji şirketlerinin resmi verileriyle de net bir biçimde doğrulandı. Dicle Elektrik tarafından kısa süre önce kamuoyu ile paylaşılan 2025 yılı değerlendirme raporu, bölgedeki enerji tablosunun vahametini gözler önüne seriyor. Rapor verilerine detaylı bakıldığında, 2025 yılı içerisinde Şanlıurfa il sınırları dahilinde toplamda 9 milyar 850 milyon kilovatsaat enerji tüketimi gerçekleştiği görülüyor. Bu astronomik rakamın yarısından fazlasının, yani yaklaşık 5 milyar kilovatsaatlik kısmının tamamen kayıt dışı yollarla, usulsüz biçimde kullanılmış olması sorunun ne denli kronikleştiğini kanıtlıyor. Ortaya çıkan bu devasa kaçak rakamı, görselde de belirtildiği gibi, aralarında Bayburt, Ardahan, Tunceli, Iğdır, Gümüşhane, Kilis, Sinop, Hakkari, Artvin, Bartın, Çankırı, Bitlis ve Muş'un da bulunduğu tam 13 ilin bir yıllık toplam elektrik tüketimine denk geliyor.

Kayıt dışı tüketimin ulaştığı bu korkunç boyutun arkasındaki temel nedenlerin başında ise tarımsal sulama faaliyetleri yer alıyor. Sürdürülebilir tarım uygulamaları ve su kaynaklarının özenle korunması tüm tarım sektörü için büyük önem taşıyor. Ancak Şanlıurfa'da yasağa rağmen ikinci ürün olarak yoğun su isteyen mısır ekiminde ısrar edilmesi, yeraltı su seviyelerinin hızla düşmesine yol açıyor. Bazı tarım arazilerinde suyu yeryüzüne çıkarabilmek için 850-900 metre gibi ciddi derinliklere kadar inilmesi gerekiyor. Bu derinlikten suyu çeken yüksek kapasiteli motopompların ihtiyaç duyduğu muazzam enerjinin kaçak yollardan sağlanması, hem şebekeye büyük zarar veriyor hem de telafisi zor ekonomik kayıplar yaratıyor. Bir çiftçi gözüyle bakıldığında, yeraltı sularının bu denli fütursuzca ve aşırı tüketilmesi sadece bugünün enerjisini değil, toprağın verimini ve yarının tarımsal geleceğini de geri dönüşü olmayan bir tehlikeye atmak anlamına geliyor.

Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas'ın konuya ilişkin yaptığı açıklamalar da sahadaki durumun ciddiyetini destekler nitelikte. Yetkililer, sadece 2025 yılında ağırlıklı olarak tarımsal sulama kaynaklı bu kaçak tüketimin Türkiye ekonomisine maliyetinin tam 15 milyar Türk Lirası'nı bulduğunu ifade ediyor. Bu devasa bütçe ile her yıl iki tam donanımlı şehir hastanesi veya yüzlerce modern eğitim kurumu inşa edilebileceği vurgulanıyor. Ekonomik kaybın ötesinde, şebekeye binen kontrolsüz aşırı yük; sık sık yaşanan voltaj dalgalanmalarına, trafo patlamalarına ve faturalarını düzenli ödeyen dürüst abonelerin mağdur olmasına sebebiyet veren geniş çaplı elektrik kesintilerine zemin hazırlıyor.
Son dönemde tarım alanları dışında bölgedeki bazı fabrikaların, hatta yüksek enerji gerektiren kripto para madenciliği yapan yasadışı tesislerin bile devasa boyutlarda kaçak elektrik kullandığına dair net tespitler bulunuyor. Örneğin, drone ve yapay zeka destekli son denetimlerde, tek bir günde 10 bin konutun ihtiyacına yetecek kapasitede 43 adet kayıt dışı trafo ele geçirilerek haklarında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Sonuç olarak, sosyal medyada dolaşıma giren bu içerik basit bir abartı değil, maalesef milli servetin nasıl heba edildiğini gösteren acı bir gerçeği yansıtıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: