Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen ve ülkedeki hububat ekim alanlarının yaklaşık yüzde 10’unu barındıran Konya Ovası’nda, son dönemde etkili olan yağışlar tarımsal üretim için umut oldu. Geçtiğimiz iki yıl boyunca kuraklık tehdidiyle mücadele eden ve ciddi verim kayıpları riskiyle karşı karşıya kalan bölge çiftçisi, Aralık ayında başlayan yağmurlar ve yılbaşında etkili olan kar yağışıyla derin bir nefes aldı.
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, bölgedeki son durumu değerlendirerek, yağışların stratejik önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Soylu, iklim değişikliğinin etkilerini artık daha yakından hisseden çiftçilerin, ekim takviminde değişikliğe gittiğini belirtti. Buna göre, riskleri minimize etmek isteyen üreticiler bu yıl buğday ve arpa ekimlerini ağırlıklı olarak Kasım ayına kaydırdı. Tam bu sürecin ardından, Aralık ayı başında başlayan düzenli yağışlar ve hemen akabinde gelen kar, ekilen tohumların çimlenmesi ve toprak yüzeyine çıkışı (bitki çıkışı) için hayati bir "can suyu" niteliği taşıdı.

Yağış miktarlarının bölge genelindeki dağılımına değinen Prof. Dr. Soylu, Konya’nın 31 ilçesinde yağış oranlarının değişkenlik gösterdiğini ifade etti. Elde edilen verilere göre, Aralık ayında ilçelere düşen yağış miktarı 30 kilogram ile 100 kilogram arasında değişiklik gösterdi. Konya genelindeki ortalama yağış miktarı ise 40-45 milimetre civarında gerçekleşti. Rakamlar ilçeden ilçeye farklılık gösterse de, Prof. Dr. Soylu en önemli noktanın, tüm ilçelerde tohumların çimlenmesi ve sağlıklı bir çıkış yapabilmesi için gereken "yeterli" yağışın toprağa düşmüş olması olduğunu vurguladı.
Özellikle yılbaşında yağan karın, tarımsal açıdan çok yönlü faydaları bulunuyor. Kar yağışı, toprağın yavaş yavaş ve derinlemesine nemlenmesini sağlarken, bitkileri dondan koruyan bir yorgan vazifesi de görüyor. Prof. Dr. Soylu, bu yağışların sadece mevcut hububat alanları için değil, önümüzdeki dönemde ekilecek baharlık ürünler için de zemin hazırladığını belirtti. Ayrıca yağışlar, bölgenin en büyük sorunlarından biri olan barajlardaki su seviyelerinin yükselmesi ve yeraltı su rezervlerinin beslenmesi açısından da kritik bir rol oynuyor.
2026 yılına moralli giren Konya çiftçisinin en büyük temennisi ise yağışların bahar aylarında da düzenli olarak devam etmesi. Son iki yıldır kuraklığın getirdiği ekonomik ve psikolojik yükün ardından gelen bu bereketli başlangıç, Konya Ovası’nda tarımsal sürdürülebilirlik adına yeni bir umut ışığı yaktı. Uzmanlar, sürecin bu şekilde devam etmesi halinde rekoltede hedeflenen seviyelerin yakalanabileceğini öngörüyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: