Tarım sektörünün en kritik girdi kalemlerinden biri olan gübrede, ithalat gümrük vergilerinin tamamen sıfırlanmasına yönelik karar Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Azotlu ve kompoze gübre çeşitlerini kapsayan bu yeni düzenleme, ilk bakışta üretici lehine olumlu bir adım gibi görünse de, sahada gece gündüz ter döken çiftçiler için beklenen rahatlamayı sağlamaktan oldukça uzak. Artan döviz kurları, katlanan enerji maliyetleri ve giderek yükselen nakliye giderleri göz önüne alındığında, yalnızca gümrük vergisinin kaldırılmasının nihai gübre fiyatlarına ne ölçüde yansıyacağı tarım camiasında büyük bir soru işareti olarak duruyor.
Kağıt Üzerindeki Karar Tarlaya Yansıyacak Mı?
Yayımlanan son Cumhurbaşkanı Kararı ile tarımsal üretimde geniş bir kullanım alanına sahip olan Amonyum Sülfat, Amonyum Nitrat, Kalsiyum Amonyum Nitrat (CAN) ve Diamonyum Fosfat (DAP) gibi gübrelerin ithalatında uygulanan gümrük vergisi, tüm ülke grupları için tamamen sıfırlandı. Hatırlanacağı üzere, çok kısa bir süre önce de gübrenin ana ham maddesi konumundaki üre ithalatında benzer bir sıfırlama kararı devreye alınmış ve iç piyasayı dengelemek adına ihracata kısıtlama getirilmişti. Yetkili merciler bu adımlarla iç piyasada arz güvenliğini sağlamayı ve artan girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki ağır baskısını hafifletmeyi hedeflediklerini açıkladı. Ancak tarladaki sert gerçekler, masa başında yapılan bu hesaplarla ve resmi açıklamalarla ne yazık ki tam olarak örtüşmüyor.

Ana Sorun Girdi Maliyetlerinin Bütünündeki Artış
Üreticilerin şu anki en büyük ve haklı endişesi, gümrük vergisinde yapılan bu indirimin bayilerdeki etiket fiyatlarına gerçek manada yansımaması ihtimali. Küresel çapta halen etkisini sürdüren tedarik zinciri sıkıntıları, deniz ve kara taşımacılığındaki fahiş fiyat artışları ve döviz kurlarındaki yukarı yönlü dalgalanmalar, ithalata dayalı bir yapıya sahip olan gübre piyasasında fiyatları doğrudan belirlemeye devam ediyor. Üreticiler; gümrük vergisi sıfırlansa dahi, gübrenin yurt dışı limanından çıkıp Anadolu'nun ortasındaki tarlaya ulaşana kadar bindiği yüksek nakliye, depolama ve bayi kar marjlarının, sağlanan bu vergi indirimini anında eriteceğini vurguluyor.
Dahası, çiftçinin sırtındaki yük sadece gübre ile sınırlı kalmıyor. Tohum, sertifikalı zirai ilaç, traktörün deposunu dolduran mazot ve büyük çaplı modern sulama sistemlerinin ağır işletme ile elektrik giderleri gibi birçok farklı kalemde maliyetler durmaksızın artış gösteriyor. Yüzlerce metrelik sulama sistemlerini döndürmek için ciddi bir enerji sarf eden çiftçiler için gübredeki bu kısmi vergi indirimi, büyüyen maliyet dağının yanında küçük bir teferruat olarak kalıyor.
Çiftçi Geçici Pansuman Değil Kalıcı Çözüm Bekliyor
Bahar aylarının kendini göstermesiyle birlikte ekim ve gübreleme telaşına düşen üretici, maliyet sarmalı yüzünden önünü net olarak göremiyor. İşçilik maliyetlerindeki ani sıçramalar veya sahada çalışacak işçi bulamama gibi kronik sorunlar nedeniyle ekim planlarını ve ürün desenini mecburen değiştirmek zorunda kalan bölge çiftçisi, şimdi de kara kara gübre parasını nasıl denkleştireceğini düşünüyor. Uygulamaya konulan gümrük vergisi indirimleri kısa vadede piyasaya psikolojik bir mesaj veren geçici bir pansuman niteliği taşısa da, tarımda dışa bağımlılığı asgari düzeye indirecek ve temel girdi maliyetlerini kalıcı olarak düşürecek yapısal reformlara acilen ihtiyaç duyuluyor. Aksi takdirde, tarımsal girdi fiyatlarındaki bu yüksek seyir devam ettikçe çiftçinin üretim şevki giderek kırılacak. Bu durum ise en nihayetinde gıda fiyatlarındaki baskının doğrudan tüketicinin cebini yakmasına neden olmaya devam edecek. Özetle; kağıt üzerindeki hesap, tarladaki zorlu gerçeğe uymuyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: