Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından 2026 yılı hasat dönemi için açıklanan hububat alım fiyatları, tarlada gece gündüz demeden çalışan üreticiler ile tarım sektöründe çok büyük bir infiale ve hayal kırıklığına yol açtı. Özellikle ekmeklik ve makarnalık buğday için belirlenen ton başına 16.500 liralık taban fiyat, aylardır girdi maliyetleri altında ezilen çiftçinin beklentilerinin çok altında kaldı. Türkiye’nin dört bir yanındaki kahvehanelerde, köy meydanlarında ve tarlalarda bir araya gelen vatandaşlar, açıklanan bu rakamlarla bir sonraki yıl toprağı ekmelerinin imkansız olduğunu dile getirerek sert tepki gösteriyor.
"Bir Kilo Buğday Satıp Bir Ekmek Alamıyoruz"
Hasat heyecanı yaşamayı beklerken açıklanan rakamlarla adeta yıkılan buğday üreticileri, yaşadıkları mağduriyeti çok sert sözlerle özetliyor. Anadolu'nun farklı bölgelerindeki vatandaşlar, "Allah verdi, iktidar elimizden aldı" diyerek tepkilerini dile getirirken; bir diğer üretici ise "Bir kilo buğday satıp bir ekmek alamıyoruz, emeğimiz bu kadar ucuz olmamalıydı" şeklinde feryat ediyor. Tarlasını borçla, yüksek faizli kredilerle eken vatandaşlar, mazot, gübre ve tohum borçlarını bu fiyatlarla kapatamayacaklarını, borç batağına sürüklendiklerini belirterek yetkililerden acil olarak fiyatların yukarı yönlü revize edilmesini talep ediyor.
Vatandaşın Feryadına Ziraat Odalarından Tam Destek
Sahada yükselen bu haklı tepkilerin ardından, çiftçinin en büyük temsilcisi olan tarım teşkilatları da harekete geçti. Türkiye'nin tahıl ambarı Konya’da bulunan ziraat odası başkanları, vatandaşların bu isyanına sessiz kalmayarak Karatay Ziraat Odası önünde geniş katılımlı ortak bir basın açıklaması düzenledi. Çiftçilerle omuz omuza ses yükselten oda başkanları, açıklanan rakamların kabul edilemez olduğunu net bir dille kamoyuna deklare etti. Ziraat odaları adına konuşan Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, TMO'nun duyurduğu fiyatların çiftçinin emeğini, alın terini ve bir yıllık masrafını karşılamaktan çok uzak olduğunu belirterek vatandaşın feryadını haklı bulduklarını ifade etti.
Enflasyon Çiftçiyi de Teşkilatları da Vurdu
Hem üretici vatandaşların hem de ziraat odalarının ortaklaştığı en büyük nokta ise katlanan üretim maliyetleri oldu. Tarımsal üretimin ana girdileri olan mazot, gübre ve ilaç fiyatlarında son iki yılda yüzde 70'i aşan fahiş artışlar yaşanırken, hububat alım fiyatlarındaki artışın yüzde 12 ile 22 bandında kalması bardağı taşıran son damla oldu. Karatay Ziraat Odası Başkanı Rıfat Kavuneker, "Tarımda enflasyon yüzde 30, hububata verilen artış ise çok geride kaldı" diyerek üreticinin matematiksel olarak iflasa sürüklendiğini söyledi. TMO’nun fiyat belirlerken dünya piyasalarını bahane etmesini de eleştiren tarım temsilcileri, Türkiye'deki yerel üretim maliyetlerinin dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunu hatırlattı.
Türkiye Genelinde Revize Çağrısı
Tepki dalgası Konya sınırlarını aşarak Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) düzeyine ulaştı. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar da üretici vatandaşların borç yükü altında ezilmemesi ve üretimi bırakmaması için hükümete acil çağrıda bulundu. Bayraktar, hububat fiyatlarındaki artışın genel enflasyonun çok gerisinde kaldığını vurgulayarak, çiftçinin ayakta kalabilmesi için kilogram başına en az 3 lira prim desteği verilmesini talep etti. Karapınar başta olmak üzere ekonomisi tamamen toprağa bağlı olan bölgelerde, vatandaşın cebine para girmemesinin yerel esnafı ve ticari hayatı da vuracağını belirten uzmanlar, tarımın sürdürülebilirliği için bu fiyat politikasının acilen değişmesi gerektiği konusunda uyarıyor.


Yorumlar
Kalan Karakter: