Aksaray’ın Sultanhanı ilçesinde bir pancar tarlasında 5 metre çapında ve yaklaşık 15 metre derinliğinde yeni bir obruk oluştu. Konya Ovası’ndan Aksaray havzasına doğru yıllardır devam eden doğal karstik çökme sürecine bir yenisi daha eklenirken, uzmanlar bölgede uzun yıllardır görülen bu jeolojik olayın özellikle son dönemlerde daha çok gündeme gelmesinin sebebinin hem su seviyesindeki düşüş hem de teknolojinin gelişmesiyle artan kayıt ve haberleşme ağları olduğunu belirtiyor.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Yüksek Mühendisi Nurcan Özdemir, Aksaray ve Konya havzalarının jeolojik yapısının obruk oluşumuna yatkın olduğunu hatırlattı. Özdemir’e göre obrukların tamamen yeni bir olay olmadığını, geçmişte de her yıl belli sayıda görüldüğünü ancak günümüzde bu durumun daha görünür hale geldiğini söyledi. Özdemir, “Vatandaşlarımız yer altında sınırsız su olduğunu sanıyor ancak yer altı suları sınırsız değil ve kendini çok yavaş yenileyen bir kaynaktır. Bu yıl yağmur ve kar yağışlarının az olması, yer altı sularının beslenememesine neden oldu” dedi.

Aynı bölgede geçmiş yıllarda da 2–5 adet arası obruk gözlemlendiğini belirten uzmanlar, son 20 yılda obruk sayısının bir miktar yükseldiğini ancak kamuoyunda dile getirildiği gibi onlarca yeni obruğun her yıl oluşmadığını ifade ediyor. Özellikle sosyal medya ve haber sitelerinde, yıllar önce oluşmuş bazı obrukların yeniymiş gibi paylaşılması hem yanlış algıya hem de gereksiz paniğe neden oluyor. Uzmanlar bu durumu, “Teknoloji arttı, her obruğun görüntüsü artık hızla yayılıyor” sözleriyle açıklıyor.

Nurcan Özdemir, bölgedeki su tüketiminin obruk oluşum sürecini hızlandırdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Konya ve Aksaray bölgesi karstik yapıdadır. Yağmur ve kar suları kireç taşlarını doğal olarak çözer. Bu süreç binlerce yıldır devam ediyor. Ancak kontrolsüz ve yoğun su çekimi olunca bazı boşluklar daha hızlı genişleyebilir. Bu da çökme riskini artırır. Eskiden 70–80 metreden su alınırken, bugün 250–300 metre derinliğe iniliyor. Bu durum zeminin dengesini etkiliyor.”

Özdemir ayrıca son yıllarda pancar, yonca ve mısır gibi su tüketimi yüksek ürünlerin artmasının yer altı su seviyesine olumsuz etkide bulunduğunu dile getirdi. Özellikle Aksaray ve Konya’nın içinde bulunduğu Tuz Gölü havzasında su çekimiyle birlikte bazı bölgelerde tuzlu suyun kuyulardan çıkmaya başladığına dikkat çekerek bunun tarım için uzun vadede ciddi bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Bölgede son yıllarda bazı tarım arazilerinin yıllık birkaç santimetre çöktüğünü gösteren ölçümlerin bulunduğunu belirten Özdemir, bu sürecin gözle görünür hale gelmesine rağmen hâlâ en büyük sorunun “bilinçsiz su tüketimi” olduğunu vurguladı. “Yer altı suyu bir havuz gibi düşünülmeli. Bu havuz doldurulmadığı sürece çekildikçe azalır. Son yıllarda yağış az, bu yüzden havuz dolmuyor. Su tüketimimizi yeniden gözden geçirmezsek daha fazla obruk görebiliriz” dedi.

Uzmanlar, obruk oluşumlarını tamamen durdurmanın mümkün olmadığını ancak kontrollü su yönetimi, modern sulama teknikleri ve doğru ürün desenine geçişle riskin azaltılabileceğini belirtiyor. Aksaray ve Konya bölgesi için özellikle damla sulama ve kuru tarıma uygun ürünlerin teşvik edilmesi öneriliyor.
Sultanhanı’nda oluşan yeni obruk, herhangi bir can kaybına yol açmazken, bölgede ekipler güvenlik şeridi çekerek inceleme başlattı. Tarım arazilerinde çalışan vatandaşlara ise obruk riski bulunan bölgelerde dikkatli olunması çağrısı yapıldı.
Yorumlar
Kalan Karakter: