KONYA’nın Çumra ilçesinde yer alan Apa Barajı’nda, su seviyesinin düşmesiyle birlikte 65 yıldır sular altında kalan tarihi 11 gözlü köprü yeniden gün yüzüne çıktı. Kuraklığın etkilerini derinden hisseden Konya Ovası’nda, tarımsal sulama için kullanılan barajlarda su miktarının azalması hem üreticileri endişelendirdi hem de geçmişe ait birçok tarihi yapının yeniden görünür hale gelmesine neden oldu.

Apa Barajı’nda suyun çekilmesiyle ortaya çıkan köprünün Osmanlı döneminin son yıllarında inşa edildiği tahmin ediliyor. Tam yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, köprünün baraj yapılmadan önce bölgedeki köylerin ulaşımında önemli bir geçiş noktası olduğu belirtiliyor. Bölge halkı, uzun yıllar boyunca “11 gözlü köprü” olarak anılan bu yapının baraj inşasıyla birlikte sular altında kaldığını söylüyor.

Baraj inşaatı öncesinde Apa köyünde yaşayan emekli öğretmen Süleyman Şahin (72), çocukluğunun geçtiği köyün sular altında kalma sürecini hüzünle anlattı. 1957 yılında baraj yapımı nedeniyle köyden taşınmak zorunda kaldıklarını belirten Şahin, o yıllarda yaşananları şu sözlerle ifade etti:
“Köprü bayağı yüksekti, altındaki gözlerden at arabaları geçerdi. Mart, nisan aylarında çok coşkun su olurdu. Etrafı söğüt ağaçlarıyla doluydu. Şimdi balçık olmuş, çamur olmuş. Neredeyse köprü çamurun içinde kalmış. Bizim çocukluğumuz bu köyde geçti.”

Şahin, barajın yapılacağını ilk kez annesinin gözyaşlarıyla öğrendiğini belirterek, o anı hâlâ unutamadığını dile getirdi:
“Bir sabah uyandığımda annem ocağın başında ağlıyordu. ‘Burası baraj olacakmış, evlerimiz, mezarlarımız suyun altında kalacakmış’ dedi. Biz burada doğduk, büyüdük. Annemin gözyaşlarıyla öğrendim köyümüzü bırakıp gideceğimizi. Baraj için bırakıp gittiğimiz köyümüz, sular çekilince yeniden ortaya çıktı.”

Süleyman Şahin’in anlatımları, yalnızca bir köyün değil, aynı zamanda bir dönemin kültürel hafızasının da yeniden hatırlandığını gösteriyor. Bölge halkı, uzun yıllardır su altında kalan alanın yeniden ortaya çıkmasıyla birlikte geçmişle bağlarını tazelediklerini belirtiyor. Eski köyden geriye kalan taş duvarlar, yıkılmış ev temelleri ve söğüt ağaçlarının kökleri, geçmişe dair sessiz tanıklar olarak duruyor.
Uzmanlara göre, Apa Barajı çevresinde suyun çekilmesi yalnızca tarihi dokuyu ortaya çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda bölgedeki kuraklık tehlikesini de açıkça gözler önüne seriyor. Tarımsal sulamada yaşanan sıkıntıların artması, üreticileri yeni önlemler almaya yöneltiyor.

Yerel çiftçiler, barajdaki su seviyesinin hızla düşmesinin özellikle bu yıl ekim döneminde ciddi risk oluşturduğunu belirterek, suyun bilinçli kullanılması gerektiğine dikkat çekiyor. Çumra ve çevresinde faaliyet gösteren üreticiler, bu durumun hem sulama planlarını hem de ekim alanlarını doğrudan etkilediğini dile getiriyor.
Bölge sakinleri için Apa Barajı’nda suyun çekilmesi iki farklı duyguyu aynı anda yaşatıyor: Bir yandan çocukluklarının geçtiği toprakları ve köylerini yeniden görmek sevindirici olurken, diğer yandan barajın bu denli kuruması, geleceğe dair endişeleri artırıyor.

Konya Ovası, Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinse de son yıllarda yağışların azalması ve yeraltı su kaynaklarının tükenmesi nedeniyle önemli bir su kriziyle karşı karşıya. Apa Barajı’nda gün yüzüne çıkan köprü, bu krizin sembolü haline gelirken, aynı zamanda geçmişle bugün arasında köprü kuran duygusal bir tablo oluşturdu.
Yorumlar
Kalan Karakter: